Bu site, tarayıcınız için sınırlı desteğe sahiptir. Edge, Chrome, Safari veya Firefox'a geçmenizi öneririz.

Etik Hediye Seçim Rehberini İncele! - Şimdi Keşfet

        

Local Makers Yeni Gelenler - Şimdi Keşfet

        

"Bu Festival Bizim" ile Mutluluğun Ritmini Yakalamaya Hazır Mısınız?

İstanbul'un en heyecan verici müzik buluşmalarından biri olan "Bu Festival Bizim", üçüncü yılında yenilenen enerjisi ve zengin programıyla geri dönüyor. Festival direktörü Beril Sarıaltun ile festivalin bu yılki teması **"Mutluluğun Ritmi"**nin arkasındaki ilhamdan, kadın müzisyenleri merkeze alan çok sesli sahnenin önemine; müzik endüstrisinde eşitliği hedefleyen projelerinden katılımcıları bekleyen eşsiz deneyimlere kadar pek çok konuyu konuştuk. İstanbul'un kalbinde, müziğin ve dayanışmanın ritmiyle buluşmaya hazır mısınız? Bu keyifli röportajda festivalin sunduğu yenilikleri ve hedeflerini keşfedin.

"Bu Festival Bizim" üçüncü yılında katılımcılara nasıl bir yenilik sunmayı hedefliyor? Geçmiş yıllardan edindiğiniz deneyimleri bu yılın programına nasıl yansıttınız?

Festivalin üçüncü yılında, programımızı daha da genişleterek katılımcılara daha fazla atölye, konuşma ve konser sunuyoruz. Geçmiş yıllardan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda katılımcı deneyimini daha interaktif hale getirdik. Ayrıca, 'Mutluluğun Ritmi' teması ile hem müzikal hem de duygusal açıdan katılımcılara daha derin bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Bu yıl, kadın sanatçıların sahne performanslarının yanı sıra, müzik endüstrisine dair farklı disiplinlerden perspektifler sunan atölye ve konuşmalarla festivalin çok sesli yapısını daha da pekiştiriyoruz.


"Mutluluğun Ritmi" teması sizin için ne ifade ediyor ve bu temayı festival boyunca katılımcılara nasıl hissettirmeyi planlıyorsunuz?

'Mutluluğun Ritmi', yaşamın zorluklarına rağmen müziğin iyileştirici gücüne inanmanın bir ifadesi. Bu tema, festival boyunca katılımcılara müzik aracılığıyla umut ve mutluluk mesajı vermeyi amaçlıyor. Programda yer alan her bir etkinlik, bu ritmi farklı açılardan deneyimletmeyi hedefliyor: sahnede müzisyenlerin enerjisiyle, atölyelerde yaratıcı süreçlerle ve konuşmalarda sanatın gücüyle bu temayı hissettirmeye çalışacağız.

Kadın müzisyenleri merkeze alarak oluşturduğunuz çok sesli sahneyle müzik endüstrisinde hangi değişimi tetiklemeyi amaçlıyorsunuz? Bu yaklaşımınızın sektöre nasıl bir etki yaratmasını bekliyorsunuz?

Kadın müzisyenlerin görünürlüğünü artırarak müzik endüstrisinde cinsiyet eşitliğine dikkat çekmek istiyoruz. Bu çok sesli sahne, sadece kadınların seslerini duyurmakla kalmayıp aynı zamanda müzik endüstrisinin daha kapsayıcı ve adil bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Bu tür festivallerin, endüstride daha farklı seslerin yer almasına zemin hazırlayacağını düşünüyoruz.


Marina Satti'nin ilk Türkiye konserini festivalinizde gerçekleştirecek olması sizin için ne anlama geliyor? Bu işbirliği uluslararası platformda festivalinizi nasıl konumlandırıyor?

Marina Satti'nin ilk Türkiye konserini festivalimizde gerçekleştirecek olması, bizim için büyük bir onur. Marina'nın güçlü sesi ve çok kültürlü müzik anlayışı, festivalin çok sesli yapısına mükemmel bir uyum sağlıyor. Konser mekanı olarak Volkswagen Arena’yı kullanacak olmak da ayrıca heyecan verici. Bu işbirliği farklı coğrafyalardan sanatçılarla köprüler kurmamızın da bir örneği. Emin adımlarla ilerlemeyi hedefliyoruz. 


Nova Norda, Kardelen ve diğer alternatif müzisyenlerle çalışmak size nasıl ilham veriyor? Bu sanatçılarla ortak bir mesaj veya vizyon paylaşıyor musunuz?

Bu sanatçıların müziklerini, duruşlarını, yarattıkları hikayeleri seviyoruz. Festival bu hikayelerin görünür olduğu, farklı duruşlardan sanatçıların kendi kimliklerini özgürce yansıtabildikleri bir platform bizim için. Sözünü sakınmayan, müziğinin ve hikayesinin peşinde müzisyenleri seviyoruz. 


Festival kapsamında düzenlenen atölye ve konuşmaların katılımcılara nasıl bir katkı sağlamasını hedefliyorsunuz? Bu etkinliklerle müzik deneyimini nasıl derinleştiriyorsunuz?

Atölye ve konuşmalar, katılımcıların sadece izleyici değil, aynı zamanda aktif birer katılımcı olmasını sağlıyor. Bu etkinlikler, müziği ve yaratıcı süreci daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyor. Sanatçılarla doğrudan etkileşim kurma fırsatı sunarak, müziğin teknik ve duygusal boyutlarını daha yakından deneyimlemelerini hedefliyoruz. Böylece, müzik sadece bir performans değil, katılımcılar için bir keşif ve öğrenme alanı haline geliyor. Bunun dışında dansı, hareketi festivalin bir parçası haline getiriyoruz.

UNESCO destekli "Müzikte Eşitlik Projesi" ile müzik sektöründe hangi somut değişiklikleri gerçekleştirmeyi hedefliyorsunuz? Bu projenin uzun vadeli etkileri neler olabilir?

UNESCO'nun desteğiyle hayata geçirdiğimiz 'Müzikte Eşitlik Projesi,' müzik sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için somut adımlar atmayı hedefliyor. Proje kapsamında yapılan araştırmalar ve eğitim programları, müzisyenlerin ve müzik profesyonellerinin karşılaştığı zorlukları daha net bir şekilde ortaya koyarak, bu sorunlara yönelik çözümler geliştirecek. Uzun vadede, daha adil ve kapsayıcı bir müzik endüstrisi inşa etmeyi ve sektörde kalıcı değişimler yaratmayı amaçlıyoruz. Bu projenin müzik sektörüne özel ilk buluşmasını festival kapsamında gerçekleştireceğiz. 


Festivalin ana destekçileri ve partnerleriyle kurduğunuz işbirlikleri festivalin misyonunu nasıl güçlendiriyor? Bu tür ortaklıklar sizin için neden önemli?

Destekçilerimiz ve partnerlerimiz, festivalin vizyonunu ve misyonunu daha geniş kitlelere ulaştırmamıza olanak tanıyor. Ortaklıklar, festivalin sürdürülebilirliğini sağlarken aynı zamanda İstanbul’da kültürel ifadelerin çeşitliliğini desteklemiş ve kapsayıcılığı güçlendirmiş oluyor. Ayrıca, bu işbirlikleri sayesinde kadın sanatçıları daha fazla görünür kılmak ve müzik endüstrisinde cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalık yaratmak için daha güçlü adımlar atabiliyoruz. Ortaklarımızın festivalin değerlerine inanmaları ve desteklemeleri, misyonumuzu güçlendiren en önemli unsurlardan biri.


"Şarkılar Bizim" konserinde 90'ların sevilen şarkılarını yeniden yorumlamak günümüz dinleyicisine nasıl bir mesaj veriyor? Nostalji ve yenilik arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

“Şarkılar Bizim”de, birçok insanın hayatında derin izler bırakan şarkıları ele alıyoruz. Bu şarkıları yeniden yorumlayarak bugünün dinleyicisine yeni bir perspektifle buluşturuyoruz. Bu, geçmişe bir saygı duruşu olduğu kadar, bu şarkıları yeni kuşaklarla buluşturmanın da bir yolu. Nostalji ve yenilik arasındaki dengeyi, şarkıların orijinal duygusunu koruyarak ama aynı zamanda günümüz müzikal yaklaşımlarıyla harmanlayarak sağlıyoruz. Orkestraya her seferinde konuk aldığımız, müziklerini çok sevdiğimiz müzisyenler de bu yeniden yaratımın bir parçası oluyorlar. 


Kreşendo olarak müzik sektöründe eşitliği ve çeşitliliği teşvik etmek için gelecekte hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz? Bu misyonunuzla sektörde nasıl bir dönüşüm hedefliyorsunuz?

Gelecekte, müzik sektöründe fırsat eşitliği yaratmak adına daha fazla araştırma, eğitim programı ve sanatçı buluşmaları düzenlemeyi planlıyoruz. 'Müzikte Eşitlik Projesi' bu yönde önemli bir adım. Amacımız, sadece kadın sanatçıların değil, tüm dezavantajlı grupların müzik sektöründe kendilerine yer bulabilecekleri, adil ve kapsayıcı bir ekosistem yaratmak. Bu projelerle sektörde kalıcı bir dönüşüm sağlamayı ve eşitlik, çeşitlilik gibi temel değerlerin kökleşmesini hedefliyoruz.

"Mutluluğun Ritmi" temasıyla katılımcılara iletmek istediğiniz ana mesaj nedir? Bu tema altında birleşen etkinlikler nasıl bir bütünlük oluşturuyor?

‘Mutluluğun Ritmi’ teması, her şeye rağmen bir arada olmaya inancımızı ifade ediyor. Katılımcılara iletmek istediğimiz mesaj, birlikte olmanın, müzikle bir araya gelmenin ve dayanışmanın mutluluk getireceği. Festivalin her etkinliği, bu temayı derinlemesine hissettirecek şekilde tasarlandı. Konserlerden atölyelere kadar her an, bu ritmin bir parçası olmayı vurguluyor.


Atölye çalışmaları ve ilham verici konuşmalarla katılımcıları sadece izleyici değil, aynı zamanda aktif birer katılımcı haline getiriyorsunuz. Bu interaktif yaklaşımın festivalin ruhuna katkısı nedir?

Atölye çalışmaları ve konuşmalar, katılımcıların sadece pasif izleyiciler değil, festivalin aktif bir parçası olmalarını sağlıyor. Katılımcıların yaratıcı süreçlere dahil olmaları, müzikle ve sanatla daha derin bir bağ kurmalarına olanak tanıyor. Festivalin en güçlü yanlarından biri, herkesin bir katkı sunduğu bir topluluk deneyimi yaratması.


"Karanlık Zamanlarda Umudu ve Mutluluğu Konuşmak" oturumunda hangi konular ele alınacak? Sanatın ve müziğin zor zamanlardaki rolü hakkında ne tür farkındalıklar yaratmayı amaçlıyorsunuz?

Bu oturumda, ütopya ve distopyaların çerçevesinde umut ve mutluluk kavramları üzerine konuşulacak. Olcay Akyıldız, Zeynep Uysal ve Hande Ortaç, edebiyatın karanlık zamanları anlatma gücünü ve bu zorlu dönemlerde alternatif anlatılarla kurulan var olma mücadelesini tartışacaklar. Amacımız, edebiyatın sadece karanlık dönemleri yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda umut ve dayanışma için nasıl bir alan yaratabileceğine dair farkındalık yaratmak. Bu oturum, sanatın zor zamanlardaki rolünü ve yeni anlatı biçimleriyle bireylerin bu zorluklarla nasıl başa çıkabileceğini keşfetmeye yönelik olacak. 


Festivalin düzenlenmesi sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdi ve bu zorluklar sizi nasıl motive etti? Bu süreçte edindiğiniz en önemli dersler nelerdir?

Kreşendo’nun üç yıl içerisinde kurduğu güçlü bağları ve yeni kurduğu ortaklıkları gördüğümüz bir dönem oldu. Esnek düşünme, koşullara programlamamızdan ödün vermeden adapte olabilme özelliklerimizi bol bol kullandık. 


Son olarak, festival katılımcılarına ve müzikseverlere iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? Onları nasıl bir deneyim bekliyor ve neden bu festivali kaçırmamalılar?

Bu Festival Bizim, sadece bir müzik festivali değil; bir topluluk olma, paylaşma ve dayanışma deneyimi. Katılımcılar, birbirinden ilham verici sanatçılarla dolu dolu bir hafta geçirecekler. Müzik, atölyeler, konuşmalar ve sürprizlerle dolu bu festivalde, kendinizi bir topluluğun parçası olarak hissetme fırsatı bulacaksınız. Hep birlikte 'Mutluluğun Ritmi'ni keşfetmek için izleyicileri bekliyoruz :) İzleyiciler kresendobiz.com üzerinden bütün programa ulaşabilirler. 

Bir yorum bırak

Lütfen unutmayın, yorumlar yayınlanmadan önce onaylanmalıdır.

Alışveriş Sepeti

Satın alınabilecek başka ürün yok

Sepetiniz şu anda boş.