Çevre Sorunlarını, Plastikten Arınmayı Dert Edinmiş Less. 'in Kurucuları Aydeniz Ulufer & Zeynep Çevik ile Keyifli Bir Söyleşi #Covid19series
Çevre sorunlarını, plastikten arınmayı dert edinmiş ve çözüm arayışına girmiş iki kadın mimar Aydeniz ve Zeynep... Bir kere kullanıp attığımız plastiklerin elimizden çıktıktan sonra gezegende nelere sebep olduğunu düşünmek zorunda olduğumuza inanıyorlar. Gelin onlardan çözüm arayışları olarak ortaya çıkan Less.'in hikayesini dinleyelim...
  • Sizleri biraz tanıyabilir miyiz? Kimsiniz? Neler yapıyorsunuz? Less. ‘in hikayesi nasıl başladı?

Biz Aydeniz ve Zeynep, üniversite arkadaşıyız. Mimarlık okuduk. Mezun olduğumuzdan beri piyasada mimarlık yapmaktan öte topluma fayda sağlayacağımız bir iş arayışındaydık.

Aydeniz Bodrum’da atıklarını kaynağa dönüştüren bir çiftlik kuruyor. Zeynep yüksek lisansını atıksız mimarlık üzerine yapıyor. 

Son birkaç yıldır kendi hayatımızda daha az atık çıkararak yaşamaya çalışıyoruz. Bulduğumuz çözümleri birbirimizle paylaşıyor, apartmanımızda ya da mahallemizde farkındalık yaratacak projeler planlıyorduk. Güçlerimizi birleştirerek daha büyük çaplı bir şeyler yapabileceğimizin farkına vardık.

Plastik kullanımımızı azaltmak için kendimize bulduğumuz çözümleri çevremizdeki insanlara da anlatıyorduk. Onların da bize katılmak istediğini ancak emek isteyen bir iş olduğunu ve modern dünyada bu zamanı yaratmanın zorluklarını anlıyorduk. Bu konu üzerine çözüm arayışındayken sosyal girişim kavramıyla tanıştık. Tek kullanımlık plastiklere bulduğumuz sürdürülebilir alternatifleri herkes için ulaşılır hale getirerek less markası altında toplamaya karar verdik. Ekonomik bir döngü yarattığımız takdirde projelerimizi daha kolay hayata geçirebileceğimizin farkına vardık.

  • Sürdürülebilirlik sizin için ve Less. için ne anlama geliyor?

Döngüsel ekonomi, çevresel faydanın maksimumda tutulduğu, sürdürülebilirlik tabanlı yeni bir üretim modelidir.

Bugünün dünyasında lineer bir düzen mevcut. Kaynak, tüketim ve atık. Ancak bu dünyanın düzenine aykırı. Dünyanın sistemi döngüseldir. Her atık bir diğerinin kaynağıdır.

Bizim için sürdürülebilirliğin iki aşaması da önemli. Birincisi, ürünlerimizin döngüsel sistemin bir parçası olmasına önem veriyoruz. İkincisi, yalnızca kullanım ömrü tamamlandığında değil üretim aşamasında da adil koşullarda ve çevre dostu bir süreçten gelmesine dikkat ediyoruz.

  • Bunu çalışmaları yaparken sizin için en büyük zorluklardan bazıları bize anlatır mısınız? Bu zorluklara neden katlanıyorsunuz, motivasyonunuz nedir?

İnsanların umutsuzlukları ve özel hayat eleştirileri. Tabi ki Less sayesinde her gün çok güzel insanlarla da tanışıyoruz. Ama kimi insanlar var ki çözüm üretmek yerine çözümün mümkün olmadığına bizi ikna etmeye çalışıyorlar.

Biz özellikle sıfır atık kavramını kullanmıyoruz. Çünkü modern dünyada sıfır çok zor bir hedef. Sıfırı hedeflerken başaramadığımız her an ızdıraba dönüşüyor. Biz bunun yerine başlangıçta, kullanmadığımız her bir plastiği kutlamayı öneriyoruz. Motivasyonumuzu da buradan alıyoruz. Örneğin bez çanta taşıyarak bir yılda yaklaşık 300 poşet kullanmamış oluyoruz. Buna odaklanınca devamı geliyor. Bu düzen içinde neler yapabileceğimize odaklanınca hedefler de daha gerçekçi oluyor.

  • Sizin gibi markaların, ne anlama geldiğini iyi anlayamayan birine daha etik ve sürdürülebilir olma yolunda adım atmasının önemini nasıl açıklarsınız? 

Biz ikimiz hayatlarımızı çok farklı yaşıyoruz aslında. Bu yüzden plastik kullanımımız konusunda da çok farklıyız. Herkesin kendi hayatına uygun farklı yöntemleri ve hassas olduğu konular var. Biz birbirimizi yapmadıkları için yönlendirmek ve eleştirmek yerine birlikte anlamlı bir bütün oluşturduğumuza inanıyoruz.

Aslında herkesten beklediğimiz farkındalık da sadece bu kadar. Üzerinde yaşadığımız gezegene, doğaya sırt çevirmek korkunç olurdu. Her bir bireyin bu döngü içerisinde ne kadar önemli olduğunu bilmesini istiyoruz. Klişenin aksine - bireysel her küçük adımın bu hareket içerisinde çok daha büyük yankısı olduğuna inanıyoruz.

  • Ürün gamınızda neler var? Neden bu ürün gamıyla başladınız? İlerleyen dönemde başka hangi sürdürülebilir yaşam gereçlerini ürün gamınızda görebileceğiz?

Balmumu, hindistan cevizi yağı ve çam reçinesini organik sertifikalı kumaşlara yedirerek streç film yerine balmumlu kumaşlar ve buzdolabı poşeti yerine balmumlu keseler yapıyoruz. Alışveriş çantalarının yanında sebze reyonunda da kullanılması için file keseler üretiyoruz. Baklagil alışverişlerinde kullanıma uygun keten keseler, plastik banyo liflerine ve yüz temizleme süngerlerine alternatif doğal deniz süngeri, yüz temizleme pamuğu, kimyasal oda kokuları yerine doğal tütsü, bebekler ve alerjik bünyeli insanlar için doğal bir temizleyici olan sabun cevizini öneriyoruz.

Hedefimiz tüm plastiklerin alternatiflerini üretmek ve atıksız alışveriş yapılabilecek bir market kurmak. Yakın dönemde üretmeyi düşündüklerimiz; kahve filtresi, sallama çay kılıfları, bitkisel kaynaklı lavabo fırçası, metal kaplar, mandal, pipet... 

  • Bize birkaç Less ipuçu verir misiniz?

Kahvenizi kullan-at bardak yerine seramik bardakta isteyebilir ya da termosunuza alabilirsiniz. Yılda kişi başı ortalama 155 bardak kullanıldığını düşünürsek etkisi büyük olacaktır.

Plastik pipetler en büyük değişimi yaratabilecek alışkanlıklardan biri. Gittiğiniz işletmelerden sürdürülebilir pipet talep edebilir, yoksa plastik pipet istemediğinizi söyleyebilirsiniz. Her yıl 500.000.000 pipet üretiliyor. Ve maalesef üretim biz tükettikçe devam edecek.

  • Less ve Local Makers'ın işbirliğine de vesilen olan Komünite'den bahsedelim mi? Neler yapıyorsunuz ve neyi amaçlıyorsunuz?

Komünite’den bahsetmeyi çok isterim. Bodrum’da farklı sektörlerden 17 genç girişimciyiz. Cemre’nin hayaliyle başladı her şey. Hikayesi hepimize bir yerden dokundu.

Öncü projemiz olarak Bodrum’un 1990’lardaki tek sinema salonu olan Karia Sineması’nı yeniden canlandırarak The Karia Hub adı altında bir kültürel ve ortak yaratım alanı olarak kullanıma açmayı hedefliyoruz. Amacımız Bodrum’da potansiyeli olan ancak bireyselliğine çekilmiş insanları kapasite arttırıcı etkinliklerle bir araya getirmek.

Mekanın dönüşümü devam ederken, Komünite Bodrum olarak yeni fikirler ve projeler üretmeye devam ediyoruz.
  • Zor zamanlardan geçiyoruz, bu süreç sizlerin çalışma düzenini nasıl etkiledi? Bu duruma kendinizce nasıl bir çözüm getirmeyi düşünüyorsunuz?

Aslında biz bu düzene yabancı sayılmayız. Less. e ilk başladığımız zamanlarda tüm çalışmalarımızı evden ve iki ayrı şehirden yürütüyorduk. Aramızda belirli bir iş bölümü vardı. Günlük akışımızda aksamalar olduğunda birimizin yapamadığını diğeri hallediyordu. Şimdiyse eski düzenimize geri dönmüş olduk. Ofise haftada 1 kargo günleri için uğruyor geri kalan tüm işleri evden yönetmeye devam ediyoruz. 

#evdekal

  • Karantina sürecinde evde kalırken motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?

Evde geçen her gün için motivasyon bulmak gerçekten kolay değil. Bazı günler hiçbir şey yapmak istemiyoruz. Bir önceki gün yemek yapmak çok eğlenceli olurken ertesi gün yemek yemeyi bile istemediğimiz oluyor. Ne yapacağız? Nasıl yapacağız? Gibi stress arttıran sorgulamalardan kaçınmaya çalışıyoruz. Bir şey yapmak zorunda da hissetmiyoruz açıkçası. Zaten yapmaktan keyif aldığımız şeyleri bulunduğumuz ortamın elverdiği ölçüde daha uzun saatlerle acelemiz olmadan yapabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Hayal gücümüzü, hayattan aldığımız keyfi tek bir mekan sınırında yeniden deneyimliyoruz. Arkadaşlarımızı, ailemizi özlüyoruz ve onlar için endişeleniyoruz. Sevdiklerimizin iyi olduğunu bilmek en iyi motivasyon!

  • Evde alternatif yapılacaklar listenizde neler var?

Öncelikle güne uyanmayı en sevdiğiniz saatte sevdiğiniz bir müziği açıp dans ederek başlamanızı tavsiye ederiz. Günlük sabah rutinini devam ettirmek iyi geliyor. Duş alıp, sevdiğimiz kıyafetleri giyip biraz makyaj yapıp işe koyulmak. İş ne derseniz bir gece önceden günü planlayıp listelediğimiz yapılması gerekenler. Bu, bazen sadece düşen çerçeveleri duvara asmak da oluyor. Kendimize belirlediğimiz rutini ve işleri halletmek zinde kalıp, günlerin ve saatlerin farkında olmamızı sağlarken tüm bunların dışında yavaşlamaya da ihtiyacımız var. Kendimize ayırdığımız özel saatlerde dijital cihazlardan uzaklaşıp, balkona astığımız hamakta sallanıp kuş seslerini dinleyerek sahip olduklarımız ve sağlığımız için şükretmek şuan yapılabilecek en güzel şey.

 


Eski Yazı Yeni Yazı

0 yorum

Bir yorum bırak

Lütfen not edin, yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.