Sinan Öztuna - Oyuncu Kunduz

Pozitif psikolojiye göre; İnsanın her şeyden önce tutkularının farkına varması ve hayatını tutkuları doğrultusunda yaşaması gerekiyor. Aksi takdirde yaşanan hayatlar hep eksik, hep mutsuz oluyor.

Sinan Dede’nin hikayesi de buna benziyor. Üniversiteden mezun olduğunda babasının işini devam ettirmek durumunda kalan Sinan Dede, var olan işinden artık  keyif almadığının farkına vardığında hayat da  bu durumu  değiştirmesi için elinden geleni yaptı. Ve bunu 60 yaşından sonra yaptı. Bazen zorlu mücadeleler verdi, bazen yıldı ama pes etmedi. Evet tutkusunu 60 yaşından sonra buldu ve o zamandan beri daha önce çalıştığı sürelerden belki de daha uzun çalışıyor ama yorulmuyor. Niye mi? Çünkü tutkuyla çalışan insanlar, her ne iş yaparlarsa yapsınlar, kendilerini gerçekleştirmek için bir coşku duyarlar.

Sinan Dede ahşap oyuncak yapmaya nasıl başladın sorusunu torunlarımdan ilham aldım diye cevaplıyor. Torunlarının doğal materyallerle ve açık uçlu oyuncaklarla oynarken, daha yaratıcı oyunlar kurduklarını gözlemledikten sonra onlara oyuncaklar yapmaya başladı. Oyuncakları çok beğenilince yavaş yavaş hobisini işe dönüştürmeye başladı.

Oyuncu Kunduz bir aile şirketi olarak Dalaman’da faaliyetini sürdürüyor. Sinan Dede’nin tasarımcı olan gelini Sinem, Oyuncu Kunduz’a özgü tasarımlar çiziyor. Sinan Dede, bu tasarımları elde kıl testere ile  kesiyor, ve yine elde  zımparalıyor. Renklendirme kısmını ise eşi Gönül yapıyor. Ekibe sonradan dahil olan kızı Bengi ise satış pazarlama kısmında destek veriyor.


Eski Yazı Yeni Yazı

0 yorum

Bir yorum bırak

Lütfen not edin, yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.