Neohomosapien Illustrations'ın kurucusu Ekin Anıl'la Keyifli Bir Söyleşi #covid19series

Tutkuların peşinden giderek hayallerini gerçeğe dönüştürmek hepimizin hayali. Hayatımıza hiç beklenmedik anda girenler  hayallerimizin kahramanı oluyor. Ekin Anıl'ın ise başarı serüveninin ve hayallerinin kahramanı çizim oldu; lisans eğitimini reklamcılık üzerine yaptıktan sonra Sanatçı yönetimi yüksek lisansı yaptı daha sonra da 2016'da yarattığı Neohomosapien markasıyla tasarımlarını bizlerle buluşturdu. O içindeki gürültüyü Dev Nokta'larla susturdu, değişimin gerektirdiği cesareti ve umudu çizerek buldu!

Şimdi ise Neohomosapien ve dahasını keşfetmeye ...

Ekin Anıl’ı 3 kelimeyle tanımlamak gerekirse bunlar hangileri olurdu?

Siyah, beyaz, insan. 

İllüstratör olmaya ne zaman karar verdiniz?

Çocukluğumdan bu yana hayatta en büyük iki tutkum var; biri yazmak diğeri ise çizmek. Ancak çizmek hayatıma çok sonra girebildi, korkularım yüzünden. Uzun bir serüvenin sonunda da gelip hayatımın ortasına yerleşti. Yani bu kendiliğinden gelişen bir süreç oldu benim için. 

Tek çizgi metodu nedir? Bunu tercih etmenizde özel bir sebep var mı?

Tek çizgi tekniğini çizgisel bir "şiir" biçimi olarak tanımlamayı tercih ediyorum. Normalde de kendini anlatırken çok uzun cümleler kuran biri değilim. Bu nedenle tek çizgideki yalınlık, meditatif durum, aslında öyle görünmese de var olan yoğunluk beni çok iyi temsil ediyor ve hikayelerimi çizgisel olarak anlatmama imkan veriyor.  

"Dev noktalar" sanat projesi nasıl bir süreçten geçerek oluştu?
Kadın cinayetlerinin zirve yaptığı günlerden biriydi. Yaptığım, söylediğim, dinlediğim hiçbir şey işe yaramıyordu. İçimdeki gürültüyü azaltamadım. Umuda ihtiyacım vardı ama bulamıyordum. Toplumsal olarak sürekli bir umutla yaşıyoruz. Umudumuz bizi ayakta tutuyor, o yoksa bu kumdan kaleler üstümüze yıkılıverecek, görüyorum. Yıkılsa da yeniden yapmaya gücümüz yok, bunu da biliyorum. Böyle hisseden bir kalabalıkta yaşıyoruz. Büyük bir değişikliğe ihtiyacımız var ama cesaretimiz yok, çünkü yeni bir kapıyı açabilmek için bir diğerini kapatmak gerekiyor. Aklımı kemiren bu cümlelerle "umut" için bir simge ararken eski evimde duvara çizdiğim dev noktayı, onu ne niyetle, hangi anlamlar yükleyerek çizdiğimi ve boyadığımı hatırladım. Çizmeye ve paylaşmaya başladım. Çok hızlıca cevaplar aldım. 15'ten fazla dev noktayı bizzat insalanların evlerine giderek ben boyadım. Bir sürü insan da kendi dev noktalarını yaparak projeye dahil oldular. 

Dev Noktalar projesi nedir? 

Dev Noktalar bir sosyal sorumluluk projesi veya toplumdan aldığını geri verme projesi değil benim için, aktivizmi ve performansı bir arada barındıran bir sanat projesi olarak görüyorum onu. Çünkü, bende var olan umudu karşılıksız olarak paylaşma saiki ile yola koyuldum. Nokta; kelime anlamı olarak bir cümlenin bittiğini haber verirken yeni bir cümle, kitap, söz veya şiir için kapıyı aralar. Kendi evime çizdiğim ve sıfır (0) noktası olarak aldığım dev noktam benim için eski cümlelerimi aklımda tutarak yenilerini kurmak için cesaretimi topladığım bir dönemi temsil ediyor. Yaşadığımız coğrafyada ve daha büyük bir topluluk olarak üzerinde yaşadığımız kürede, son yıllarda üst üste meydana gelen çevre felaketleri, toplumsal olaylar, terör saldırıları, göç, savaş, ırkçılık, azınlıklara veya zayıf gruplara karşı işlenen suçlar, bireysel yalnızlık hezeyanlarımız bana artık yeni şeyler söyleme vaktimizin geldiğini söylüyor. Şimdiye kadar kurduğumuz cümleler işe yaramadı. Artık yenilerini kurmalıyız. Hem de hep birlikte. Evren’de kapladığımız yerin bir sahildeki kum zerresinden çok daha küçük olduğunun farkında, kelebek etkisi ile pek çok şey değiştirmeye muktedir olduğumuzun bilincindeyim.  İşte tüm bu ve fazlası sebeplerle, sahip olduğum, içimde büyüttüğüm umudumu, içinde yaşadığım coğrafya başta olmak üzere, olabildiğince paylaşmak istiyorum. Böylece Dev Noktalar'ı küresel bir umudun sembolü yapmak arzusundayım. Nokta; pek çok kültürde pozitif anlamlar içeren, insanı, Dünya’yı, Güneş’i, Ay’ı simgeleyen, barışçıl, hümanist, kucaklayıcı, yalın bir simge.

Masaya oturduğunuzda ilham kaynaklarınız neler?

"İlham" çok tartışmalı bir kelime. İlhamım değil de anlatacak hikayelerim ve dertlerim var. Odağına "insanı" ve onun sorunlarını alarak çalışan biriyim. Bugünden, dünden ve yarından bağımsız bir konu olmadığı için her zaman bir cevabını aradığım bir sorum, anlatacak bir derdim hep var. Bunlar arasında çoğu zaman cinsiyet, diyalog-diyalogsuzluk, iletişim biçimleri, dil, duygusal açlıklarımız, evrim gibi türümüzü ilgilendiren konular yer alıyor. 

Tasarımlarınızı için seriler oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz? Bu zaman kadar en çok sizi yansıtan seri hangisiydi?

Hepsi benim bebeklerim. Onları ayıramam :D Hepsi de kişisel olarak sorduğum bir sürü sorunun cevaplarını arayan işler. 

Mükemmeliyet ve kusursuzluk sizce tasarımın olmazsa olmazı mı?

İşlerimde mükemmel ve kusursuzu değil tam tersine aksayan yanları, çirkini, tuhaf olanı, beğenilmeyeni, gözün görmek bakmak istemediği şeylerle ilgileniyorum ve onları kullanmaya çalışıyorum. Öğrene geldiğimiz mükemmellik, kusursuzluk tanımlarının neredeyse tamamı maddesel dünyanın ve sanayi devriminin ardından ortaya çıkan üretim bantlarının sıkı sıkıya bağlı olduğu kavramlar. Bu kavramların varlığını ve onlara olan talebi görmezden gelmiyorum ama hayatımda ve işlerimde onları aramıyorum. Kusursuzluk uğruna harcanan vakte yazık. 


Atölyelerinizde genelde hangi imgelere ve malzemelere yer veriyorsunuz?

Ben portre çalışmayı sevdiğim için atölyelerde odağımız portre oluyor. Karakterler yaratmaya çalışıyoruz. Elbette kusurlu karakterler :) 


Neohomosapien’in sizin hayatınızdaki yeri nedir?

Neohomosapien benim kendimi gerçekleştirme biçimim. Onu çok seviyorum. 


Kariyer hayatınızda illüstratör olmak mı zorladı sizi yoksa kadın illüstratör olmak mı ?

İllüstrasyon alanında henüz bir kariyer yaptığımı düşünmüyorum. Kadın olmak hayatın her alanında zor. 


Zor zamanlardan geçiyoruz, bu süreç sizlerin çalışma düzenini nasıl etkiledi? Bu duruma kendinizce nasıl bir çözüm getirmeyi düşünüyorsunuz?

Pandemi ilan edildiğinden bu yana evdeyim. Zaten evden çalışan biri olduğum için hayatım aynı seyrinde devam ediyor. Sabah kalkıp duşumu aldıktan sonra kahvaltı ediyor ve makyajımı yapıp çalışmaya başlıyorum. Atölyem aynı zamanda evim olduğu için tüm malzemelerim yanımda. Hiç durmadan üretiyorum. Bence geçirdiğimiz bu günler bilim insanları ve sanatçılar için eşsiz. Bugün Dünya dev bir akvaryum, biraz dışına çıkıp tarihi tanıklıklarımızı kaydetmek fikri beni çok heyecanlandırıyor. 

#evdekal

Karantina sürecinde evde kalırken motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?

Üretmekten daha büyük bir motivasyonum yok. 


Evde alternatif yapılacaklar listenizde neler var?

Yazmaya ve çizmeye bir alternatif bulma ihtiyacı hissetmiyorum. Linolium konusunda kendimi geliştirmek istiyorum.


Yeni Yazı

0 yorum

Bir yorum bırak

Lütfen not edin, yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.