Lily's Candles'ın Kurucusu Ece Bilginer'le Keyifli Bir Söyleşi

Kurumsal hayattan koparak, kendine dönerek, yeteneklerini markasıyla buluşturan Ece Bilginer’in Lily's Candles hikayesi oldukça özel çünkü o markasıyla sadece hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı aynı zamanda emek verdiği markası ile sevdiklerini de ölümsüzleştirmek istedi. Gelin Lily's Candles’ın hikayesini kurucusu, üreticisi Ece Bilginer'den dinleyelim...

  • Merhaba Ece, seni tanımayanlar için biraz kendinden, Lily's hikayesinden bahsedebilir misin?

Merhaba, ben de bir çok “Maker” gibi kurumsal hayattan kendi yolumu çizme kararıyla ayrılmış ve her değerli günümü severek, üreterek ve yaratıcı yönümü kullanıp geliştirerek bir şeyler yapmaya karar vermiş bir İzmir'liyim. Hayvansever ve hayatını pozitif, sevdikleriyle neşeyle geçiren biriyim. Önlisans pazarlama, lisans ve yüksek lisansımı işletme alanında yaptım. Yüksek lisans tezimi bir eğitim dönemi geçirdiğim Roma La Sapienza Üniversitesi'nde yazdım. Aslında bir çok kararımın temelini Roma'da geçirdiğim zamanlarda atmışım bunu sonradan daha iyi anladım. Dışarıdayken hayatınıza uzaktan bakma fırsatınız oluyor. Döndükten sonra işletme doktorasına da çalıştığım özel üniversitede başladım fakat tez dönemine gelmeden yaşadığım tuhaf ego savaşları ve mobingler beni çok mutsuz etmeye başladı ve  hayallerimi hayata geçirmek için, çalıştığım özel üniversiteden bir anda istifamı edip ayrılınca doktorayı da bıraktım. Enerjimi gerçekten yapmak istediğim şeylere yöneltmek için kendime biraz zaman tanıdım. Bu esnada grafik tasarım eğitimi aldım. Eşimin desteği ve bana olan inancı bu dönemde en büyük şansımdı.

Dünyada küçük kutlamalar, isme özel detaylar, çocuk ve yetişkin partileri alanında bir çok güzel işler yapılıyorken Türkiye'de butik organizasyonlar alanında büyük bir boşluk olduğunu fark ettim ve 2011 yılı Mart ayının 5'inde şahıs şirketim Lily's Boutique Design'ı kurarak aynı sene kaybettiğim canımdan parça olan köpeğim Lily'nin doğum gününde onun ismini mutlu günlerde yaşatmak üzere küçük  tasarımlarla başladım. Sonrasında etkinliklere dönüştü, ülkemizde de bu sektör çok sevildi ve gelişti. Hediyelik alternatifi olarak mumlar yapmaya başladım. Mum konusunda  babamdan destek alıyordum. Lily's Candles fikri ”Neden başka bir marka daha yaratarak babamla birlikte daha keyifli bir iş yapmayalım ki?” dememle başladı...

İnşaat mühendisi olan canım babam, aynı zamanda laborant ve döküm alanında çalışmalar yapmış zanaatkar biriydi. Çok iyi anlaştığımız ve hediyelik mumlarda ne kadar keyif alarak, üretim yaptığını bildiğimden emekliliğinde hoş bir çalışma yapmak isteği ile doğdu Lily's Candles. Yani ne hobiydi ne ticariydi.. Sadece bir baba-kız motivasyonuydu.. Geçen sene O'nu kaybedene kadar hem beton objeleri hem de mumları birlikte üretiyorduk. Her dergiye çıktığımızda, iyi satış yaptığımızda, övgü aldığımızda “çak” yapıyorduk, gülüp neşeleniyorduk. 

Bir sene sadece ar-ge yaptık. İkimizde kusursuzluk severiz. Ben kokular ve aromaterapi etkileri, marka çalışmaları, obje seçimleri, etiket tasarımları konularıyla ilgilenirken babam da sürekli denemeler, yanma süreleri ve beton obje üretimi ile ilgili çalışmalar yaptı. Hatta kokularla o kadar ilgileniyordum ve uzmanlaşmıştım ki bana “burme” diye takılıyordu. :)  Sonrasında Lily's Candles marka patentini aldım, tabi yine Lily'nin ismini yaşatmak için bir güzel fırsatım daha olmuştu. Bu kez evlerde, ofislerde mumlarımız ile yer alarak bunu yapacak olmak beni heyecanlandırıyordu.

Babamın kaybından sonra bir an bile bırakmayı düşünmeden, duygularımı kontrol etmekte çok zorlanarak da olsa (atölyeye gidip hiç bir şeye dokunamadan eve döndüğümü çok bilirim.) devam ettim. Hastalandığında en korktuğu şeyin “bana yetişememek” olduğunu söylediğinde O'na; “Bütün dünya bizden mum beklemiyor babiş, bu bizim hobi işimiz sen dert etme demiştim.”   

Şimdi ise bir buçuk yılın ardından, tek başıma aynı titizlikle devam ederek ve gelişerek, lokal kalarak dünya çapında da bilinir olmak hayalini kuruyorum. Dört ülkede ilgilenen mağazalar ile görüşmelerim devam ediyor.

  • Markalaşma sürecindeki çalışmalarından bahsedebilir misin?

Doğuş hikayesinde bahsettiğimin yanı sıra markalaşma aslında çok detaylı bir konu. Ben aldığım pazarlama ve işletme eğitimimden çok faydalandım diyebilirim. Günceli, trendleri takip ederek, sosyal medyayı, marka kimliğini belli bir çizgide tutmak için farklı araştırmalar ve çalışmalar yapmak gerekiyor. Benim Lily's Candles ile anlatmak istediğim; ulaşılabilir, sağlıklı ve doğal ürünlerin dekorasyonda sunduğu şıklığı  göstermek oldu. Objeler, renkler, yalınlık ve kalite ile bu dengeyi iyi oturttuğumu düşünüyorum. Üç yıldır aldığım geri bildirimlerden de bunu görüyorum. Yeni bir marka olarak mum üretimi yapma kararı verdikten sonra, acele etmeden, içimize sinecek bir marka yaratmaya çalıştık. Lily's Candles'ı bir değer olarak satın alıp, hediye edecek, mağazasında sergilemek isteyecek ya da dekorosyanda obir tamamlayıcı olmasını arzu ettim. Kullandığında da görsel ile aynı kalitede içeriğe sahip soluması sağlıklı mumlar olması önceliğini korumak istedim. 

  • Mumlarınızın özellikleri neler? Üretim hangi aşamalardan geçiyor? Hangi malzemeleri kullanıyorsunuz ?

Mumlarımızın öne çıkan en önemli özelliği tamamen doğal içeriğe sahip olması. Kokularda esans olmadığından kapaklı objeler kullanıyoruz. Ve her kullanımdan sonra uçucu yağların daha uzun süre hizmet verebilmesi için müşterilerimize de kullanmadıkları zaman kapakları kapalı tutmalarını öneriyoruz.

Koku bilindiği üzere ruh halimiz, ortam algımız, anılarımız gibi beynimizde bir çok noktada bize hissiyatlar sağlıyor. Ancak bunu yaparken ortamımızın havasını kirletmeden ve kendi ciğerlerimize kimyasal bir soluma yapmadan hatta aromaterapi koku etkileriyle rahatlama, pozitif enerji, ferahlık, anti-stres gibi olumlu duygular yaşatan mumlar üretmek hedefindeyiz.

Kullandığımız malzemeler; doğadan, vegan ve cam objeler.

Üretim tek tek ve elde yapılıyor. Zamanla bir yarışım yok. Mermerler de el tornasından tek tek çıkıyor, kapaklar ve altlıklar da tek tek elde demir ustaları tarafından yapılıyor, lazer ile logoları yazdırılıyor. Tüm parçalar atölyemizde birleştiriliyor. Hazır fitillerde istediğimiz ölçüde ve parafin bulanmamış olarak bulmak zor fitillerimizi bile tek tek elde hazırlıyoruz. Babamın kaybından sonra, betonlar için bir heykeltraş ile çalışmaya başladık. Dökümleri yapıldıktan sonra, son kez kontrol ediliyor ve kutulanıp stoklanıyor.

Tüm grafik tasarım çalışmaları, sosyal medya, pazarlama ve iletişim işlerini de ben yönetiyorum.

  • Mumların serileri neler? Bu serileri oluştururken nelerden ilham alıyorsunuz ?

Lily's Candles şu anda 3 seri obje ve 5 koku alternatifi sunuyor. Cam Serisi (hazır cam kapaklı objeler ), mermer serisi (el tornası ve el yapımı bakır rengi metal kapaklar ), beton serisi (el yapımı beton obje ve altlıklar ) olarak...Kokularda ise bergamut & vanilya, mavi anemon, sandal ağacı & portakal, bergamut & limon ve lavanta bulunuyor. Objelerde ilham aldığım şeyler genelde bir fotoğraftan ya da gezdiğim yerlerde burada şöyle bir mum tamamlayıcı olurdu diye düşündüğüm anlarda oluyor. Ancak tabi objeyi üretmek ve kapaklı olarak üretebilmek hızlıca hayata geçirilebilen bir aşama değil. Doğal malzeme olması önemli, hayvansal kimyasal katkı maddesi içermemeli... Kokular ise tamamen ar-gelerin sonucunda birbirine uyumları, hafif, çiçeksi, şekerli ve taze koku sevenlerin en az birini seçebilmesi üzerine kararlaştırılmış kombinasyonlar. Ben bu değerlendirmeleri hep müzik dinleyerek yaparım, müzik benim her zaman en büyük ilham kaynağım.  

Sağlıklı mum satın alırken nelere dikkat etmeliyiz? %100 doğal içerik yazanlarda hangi özellikleri aramalıyız ?

Lily's Candles içeriğinden bahsedeyim öncelikle; soya yağı ve bitkilerin su distilasyonu yöntemiyle elde edilen uçucu yağlardan hazırlanıyor. Biz yağları temin ediyoruz, yağ üretimi yapmıyoruz. Hepsi lisanslıdır. Bizler de MSDS belgelerimizi her obje ve koku için aldık.

Burada gerçekten kelimelere dikkat etmek gerekli. Soya yağı, ayçiçek yağı, hindistan cevizi yağı parafinleri kullanıyor olması içerisinde kimyasal esans kullanılırsa o mumu doğal yapmaz. %100 doğal vurgumuzdan buradan gelir.

Mum yapımında kullanılan malzemelerin içeriklerine bakınca parafinin de güzel koku sağlamak için kullanılan esassın da doğal olmasına dikkat edilmelidir.

Kimyasal esanslar doğal esanslara oranla daha güçlü kokarlar. Uçucu yağlar ise çok daha hafiftir. Mum üretiminde soya yağı ile karıştığından ortamda salınımı daha uzun sürelidir Yani büyük bir salonda bir mum yakarak, tamamen mekanı etkisi altına almasını beklememelisiniz. Yarım saat kadar sonra tam olarak yayılmaya başlar ve yanma süreleri çok uzundur. Tam bitecek galiba derken söndürüp tekrar yağlar donduğunda ne kadar çok kaldığını görürsünüz.

  • Ürünleriniz hem doğal hem de krem olarak kullabılabiliyor. Bu teknikten bahsedebilir misiniz ?

Evet, yağ olduğundan nemlendirebilir ve kokular sayesinde de bir krem gibi kalan mumları değerlendirebilirsiniz. Tamamen doğal bir içerik olduğu için sürüledebiliyor. Söndürdükten sonra ılındığında bunu yapmak daha doğru. Genelde bunu mumun bitimine doğru öneririm böylece içeriğin tamamını kullanmış olursunuz.

  • Online mağazalardan ve bazı seçili tasarım mağazalarından ürünlerinize ulaşabiliyoruz. Kendi dükkanınızı açmayı hiç düşündünüz mü? Satış noktalarını seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Şu dönemde dükkanımız yerine, kendi online mağazamızın olması son derece yeterli. Üretim yaparak ve bir de markanın etkinlik ayağı olduğundan bir mağazaya vakit ayırmak zor. Mağaza başka bir dinamik ve ticari kaygıları da daha yüksek. Şu an stressiz üretim yapmayı tercih ediyorum böylece yenilikler üzerine daha çok vakit ayırabiliyorum. İleride bir dükkan açmak istersem sıradan bir şey yapmak istemem ve üzerinde uzunca bir çalışma sonrası hayata geçiririm diye tahmin ediyorum. Dolayısıyla yakında böyle bir projem yok.

Ancak markamızla örtüşen tasarım dükkanları ile yine Local Lakers gibi özgünlüğü ve lokali destekleyen online mağazalarda yer alıyoruz. Bu durumdan son derece memnunum Hem hedef kitlemize doğru aracılarla ulaşmış oluyoruz hem de üretimi destekleyen dostlarla kaynaşmış oluyoruz. 

  • Lokal ve butik üreticilere, butik işler yapan bir kadın olarak önerileriniz neler ?

Yapacağınız işe değer katın. Bir alanda ilk olmayabilirsiniz ancak diğer markalardan nasıl ayrılacağınızı belirlemelisiniz. Kaliteyi yüksek tutun. Kimsenin hayallerinizi, heveslerinizi kırmasına izin vermeyin. Markanızı tanıtmanın en kolay ve ucuz yol şüphesiz sosyal medya. Sosyal medyayı öğrenin, içeriklerinizi oluşturun ve markanızı hikayenizi, sosyal medya kanallarından aktarın.

Beğendiğiniz size ilham veren tüm yazıları, müzikleri, görselleri, araştırmaları ilintili her ne varsa dosyalayıp ara ara göz atın. Çünkü her zaman dosyaladığınız bu içerikler size bir fikir verebilir, yol gösterebilir ya da motivasyon sağlayabilir. Sermaye için kocaman paralara ihtiyaç olmayabiliyor. Büyük risklere girmeden zamana yayarak butik bir iş kurabilir, kobi desteklerinden faydalanabilirsiniz.

  • Dünyaca geçirdiğimiz covid-19 döneminden markanız nasıl etkilendi? Bu süreçte markanız için yeni planlar oluşturdunuz mu?

Gerçekten tüm dünya ilginç bir dönemden geçiyor. Üzücü kayıplar yaşanıyor, herkes evinde ekmek yapmadı, hastanelerde bununla mücadele eden hastalar, doktorlar, hemşireler ve hasta yakınları büyük bir mücadele veriyor hala. Ancak önlemlerimizi alarak artık ileriye bakmamız lazım...  Yaşanılanlar bence herkesi düşünmeye, yavaşlatmaya ve önceliklerini belirlemeye sevk etti. Doğanın önemini hatırlattı.

Markamız tabii ki her işletme gibi etkilendi. Özellikle ürün satışlarımızın yapıldığı tasarım mağazalarının kapalı olması bizleri çok etkiledi. Ancak evlerde kalınması, sosyal medyadan daha çok etkileşime geçilmesine, evde yapmayı unuttuğumuz ya da zaman bulamadığımız keyif alacağımız şeyleri keşfetmemize sebep oldu. Kendini mutlu etmek için, sevdiklerine sürpriz yapmak için sipariş veren müşterilerimiz elbette vardı. 

Bu süreci ben aslında tamamen markam için yeni planlar yaparak değerlendiriyorum. Yeni ürün ve tasarımlar geliyor! 

  • Karantina sürecinde evde kalırken motivasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz?

Benim 4 aylık Ege isminde bir oğlum var. Karantina benim için anneliğin keyfini sürdüğüm bir zaman dilimine dönüştü. Ancak zaman zaman tabii ki ben de yoruluyor dışarı çıkamamaktan sevdiklerimi görememekten dolayı zorlanıyorum. Motivasyonumu ileriye dönük planlar yaparak ve hayaller kurarak sağlıyorum. Bu dönemin geçici olduğunu biliyorum ve kendime hatırlatıyorum. Müzik dinliyorum, dergi okuyorum, belgesel ve komedi dizilerine göz atıyorum. Geçen hafta şehirden uzaklaştım. Şu anda Urla'daki evimizdeyim ve sakinliğin, sahilin, temiz havanın tadını çıkarırken bir yandan da üretime devam ediyorum.

  • Evde alternatif yapılacaklar listenizde neler var ?

Ben hiç boş duramayanlardayım. Mutlaka oyalanacak bir şeyler bulurum. Tamir yaparım, boyarım, yenilerim, düzenlerim...Küçük bir polyester teknem var şimdi onun bakımı, isminin Ege olarak yenilenmesi ile ilgilenmeyi planlıyorum. Dijital düzenlemelere de vakit ayırmak istiyorum. Yüzlerce fotoğraf çekiyoruz, yedeklemeleri, düzenlemeleri yapıp anıları toparlamıyoruz. Yığılan her şey enerji tıkıyor ve aklını meşgul ediyor insanın. Sadeleşmeyi çok seviyorum. Bir de keşifler yapmayı çok seviyorum. Local Makers'ı köşe bucak kurcalayarak okuyorum, podcastlerinizi dinliyorum. İlham alacağım Maker'lar ile tanışmak beni heyecanlandırıyor. 
























 


Eski Yazı Yeni Yazı

1 yorum

  1. İlkin Yoyen

    Kadın girişimciler için çok motive edici bir röportaj olduğunu düşünüyorum. Umarım bana olduğu gibi bir çok kadına da harekete geçme enerjisi vermiştir.

Bir yorum bırak

Lütfen not edin, yorumlar kontrol edildikten sonra yayınlanmaktadır.